"İnsan her zaman erdemli davranamayabilir" diye bir cümle kurdum geçenlerde.Yalan değil. İnanarak söyledim. Çok ciddiydim. Ancak böyle olgun ve bilmiş cümleler kurmaktan artık sıkıldığımı çoktandır biliyorum. Çok gerek olmadıkça böyle laflar etmeyeceğimden adım gibi eminim.
Bugün öğrenci tanıma formlarını incelerken içimden yine böyle bir cümle geçti. Geçen yılki kadar kötü olmadım bu kez. Ama evet o bilindik taş yine çıktı geldi, kapıyı bile çalmadan geldi oturdu içimde bir yerlere. Erdem insanın içinde bir yerlerdeydi, herkes onun farkındaydı. Herkes onunla yakın bir ilişki içindeydi. Fakat düşülecek çok çelişki, alınacak çok ders, yapılacak onca hata vardı... Ben hiç sevmedim yapılan hataların kurbanı olmayı. İnsanların erdemli olmayı öğrenmesinin yolunun başka insanlar üzerinde hatalı davranışlar yaparak geçmesini içime sindiremedim, hiç hoşlanmadım o harcanmışlıktan. O içimizde bir yerlerdeydi, kişi kendi kendine çıkarmalıydı, kendi kendine öğrenmeliydi. Evet biraz zor olanı istiyorum, bundan vazgeçemiyorum. İşte o tanıma formlarını okurken yönü olmayan insanın erdemle falan işinin olamayacağını hissettim. Yolunu çizememiş ya da kendini kaybetmiş, çelişkilerin en boğumlu, en düğümlü noktasındaki birine erdemden söz edemezsin. Ekmek bulamıyorsan pasta ye demekten ne farkı var bunun?
Yine de her durum için iyimserlik yapamayız.
Elmayla armutu karıştırmayalım.
Evet, biraz kafam karışmıştı ama topladım.
Böyle bir lükse ihtiyacım yok.
Bu aralar sürekli Ortaçgil modundayım.
Hayatımda ilk kez dinliyormuş gibi dinliyorum 50 kere dinlediğim şarkıları.
Tanıdık bir huzura ihtiyacı olur bazen insanın.
Yine de standart iyidir, fena değildir.
Sana bir KK duası edebilirim. Allah standardından ayırmasın!
Her sey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün isigi yere; Gökyüzü birdenbire oldu; Mavi birdenbire. Her sey birdenbire oldu; Birdenbire tütmeye basladi duman topraktan; Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemis birdenbire oldu. Birdenbire, Birdenbire; Her sey birdenbire oldu. Kiz birdenbire, oglan birdenbire; Yollar, kirlar, kediler, insanlar... Ask birdenbire oldu, Sevinç birdenbire.
Çarşamba, Ekim 17, 2012
Pazartesi, Ekim 08, 2012
Tez
Tez döneminde olmak;
Tüm işleri teze bağlamak, bundan tezinin nasıl etkileneceğine dair hesaplar yapmaktır.
Daimi yolcu olmaktır.
Hop orada hop burada olurken aslında nerede olduğunu kestirememekle birlikte -kendi adıma- nerede olmak istediğini çok iyi bilmektir.
Fazla yer değiştirmek ve koşturmaktan sinirlerin yıpranmasıdır, kendinden beklenmeyen hatalar yapmaktır.
Gerilen sinirleri yatıştırmak için kendine güzellikler yapmaktır.
Ailemin hayatımı kolaylaştırmak için ellerinden geleni yapmasıdır. Anladım ki daimi bir destekçi lazımmış tez dönemindeyken.
En kötüsü tez konusu dışında kitaplar okuyamamaktır.
Ama yine de keyif yapmaktan ve gezmekten geri kalmamaktır.
Tüm işleri teze bağlamak, bundan tezinin nasıl etkileneceğine dair hesaplar yapmaktır.
Daimi yolcu olmaktır.
Hop orada hop burada olurken aslında nerede olduğunu kestirememekle birlikte -kendi adıma- nerede olmak istediğini çok iyi bilmektir.
Fazla yer değiştirmek ve koşturmaktan sinirlerin yıpranmasıdır, kendinden beklenmeyen hatalar yapmaktır.
Gerilen sinirleri yatıştırmak için kendine güzellikler yapmaktır.
Ailemin hayatımı kolaylaştırmak için ellerinden geleni yapmasıdır. Anladım ki daimi bir destekçi lazımmış tez dönemindeyken.
En kötüsü tez konusu dışında kitaplar okuyamamaktır.
Ama yine de keyif yapmaktan ve gezmekten geri kalmamaktır.
Pazartesi, Ekim 01, 2012
Oyunu Kuralına Göre Oynamak
Öğretmen: Mustafa çok hareketlisin bu aralar.
(Mustafa, o sessiz ve uyumlu çocuk, bir süredir kendini nerelere sığdıracağını bilemez bir halde hop orada hop buradadır.)
Öğrenci: Hocam kendime göre birtakım sıkıntılarım var, böyle aşmaya çalışıyorum işte.
Öğretmen: Hayırdır? (Aslında çok da merak etmemektedir ama öğrencinin böyle bir cevap vermesi "Bana nedenini sor!" manasına geldiği için sorar elbette.)
Öğrenci: Hocam 2,5 yıldır çıktığım bir kız var. Şimdi bu bana "Sınava çalışmamız lazım, biraz daha seyrek görüşelim" dedi. Sizce bu ne anlama gelir? Bir kız açısından baktığınızda.
Öğretmen: Kişiye bağlı olarak değişir tabii ama gerçekten konsantrasyonu bozuluyor olmaz mı? (Geçmişler olsun Mustafa!)
Öğrenci: Olabilir tabii hocam da benim korkum biraz da şu: O benim gibi işe yaramazın teki değil, Anadolu lisesinde okuyor, Üniversiteyi kazanır da ben kazanamazsam beni bırakır mı acaba?
Öğretmen: Bütün kızlar sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel statüye önem verir Mustafa.
(Korkunun ecele faydası yok Mustafa!)
Öğrenci: Hımm, öyle diyorsunuz yani :/
Öğretmen: Evet. Bence harekete geç.
(Otur biraz ders çalış, orda burda sürtme!)
(Mustafa, o sessiz ve uyumlu çocuk, bir süredir kendini nerelere sığdıracağını bilemez bir halde hop orada hop buradadır.)
Öğrenci: Hocam kendime göre birtakım sıkıntılarım var, böyle aşmaya çalışıyorum işte.
Öğretmen: Hayırdır? (Aslında çok da merak etmemektedir ama öğrencinin böyle bir cevap vermesi "Bana nedenini sor!" manasına geldiği için sorar elbette.)
Öğrenci: Hocam 2,5 yıldır çıktığım bir kız var. Şimdi bu bana "Sınava çalışmamız lazım, biraz daha seyrek görüşelim" dedi. Sizce bu ne anlama gelir? Bir kız açısından baktığınızda.
Öğretmen: Kişiye bağlı olarak değişir tabii ama gerçekten konsantrasyonu bozuluyor olmaz mı? (Geçmişler olsun Mustafa!)
Öğrenci: Olabilir tabii hocam da benim korkum biraz da şu: O benim gibi işe yaramazın teki değil, Anadolu lisesinde okuyor, Üniversiteyi kazanır da ben kazanamazsam beni bırakır mı acaba?
Öğretmen: Bütün kızlar sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel statüye önem verir Mustafa.
(Korkunun ecele faydası yok Mustafa!)
Öğrenci: Hımm, öyle diyorsunuz yani :/
Öğretmen: Evet. Bence harekete geç.
(Otur biraz ders çalış, orda burda sürtme!)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)