"Hiç bir yerinde yok asaletin ibresi
Sessinde kımaşmasında tensel bir büyünün atlasan ilibas ve kuytu bakışlı mavi gözleri
Sanki hepimize bütün şiirleri hâlâ fısıldayan bir eski büyük şairmiş gibi
aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından...
Hiç bir yerde yok asaletin ibresi
Bir adamın yüzünde yada yalana çok benzeyen bir doğru sözünde belki
Saçlarının çevreminde ıslak bir beyaz kadının yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında ve kokusunda çiçeklerinin kanır eşin
Elbet şiir olacak şairin tesellisi ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların
Yazana değilse bile okuyana faydalı
Bak aynı başına gelmiş adamın benim başıma gelen o da üzülmüş aynı benim gibi benimki daha acıklı değil onunkinden fiyakalı değil onun acısı benimkinden
Sade güzel olan kelimeler....sade kelimeler....kelimeler
Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık
Bir elim sana uzanır öteki berikinin zaten elinde
Bırak yoluma gideyim bildiğimce
Yabancısı olduğum bir sey değil yabancılar
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer... erkekler.....
Eğer bir söz bir ses bekliyorsan bu adamdan
İçinde hiç göndermek isteği bulunmayan bir 'git'... lazımsa eğer..
İşte orda duruyor... ağzının bir yerinde...
Almak ister misin dilini sokup aklımı?
Sana ait olan her şeyi bir nefeste...
Bir göz yumma anında...
Bir soğuk telefon konuşmasında
Geri alabilir misin?
Seni benden geri alabilir misin?
Kovabilir misin beni senden?
Sevgilim yoksa sen sevgilim olmayabilir misin?"
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık
Bir elim sana uzanır öteki berikinin zaten elinde
Bırak yoluma gideyim bildiğimce
Yabancısı olduğum bir sey değil yabancılar
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer... erkekler.....
Eğer bir söz bir ses bekliyorsan bu adamdan
İçinde hiç göndermek isteği bulunmayan bir 'git'... lazımsa eğer..
İşte orda duruyor... ağzının bir yerinde...
Almak ister misin dilini sokup aklımı?
Sana ait olan her şeyi bir nefeste...
Bir göz yumma anında...
Bir soğuk telefon konuşmasında
Geri alabilir misin?
Seni benden geri alabilir misin?
Kovabilir misin beni senden?
Sevgilim yoksa sen sevgilim olmayabilir misin?"
Müthiş bir samimiyet yok mu?
Onun sesinden dinlemeyi tercih edin. İnsanı en iyi kendisi okur, anlatır...
Elbet şiir olacak, şairin tesellisi...
Ve ben artık adım gibi eminim :"Benimki daha acıklı değil onunkinden, fiyakalı değil onun acısı benimkinden..."
Nereden aklıma geldi, akşam akşam, bilmiyorum. Ama şiir dinlediğim zamanlar, benim için her zamanki gibi bir ruh hali içinde olduğum zamanlar değil...
Dedim ya, bu kez çok zor oldu Antep'e gelmek. Gittikçe zorlaşıyor sanki her şey... Uzakta olmak, gittikçe zor gelen bir şeymiş, bunu bilmiyordum. Ama ummadığımız anlarda ummadığımız acayip şeyler oluyor. Ne olacağı belli olmaz ama, sanki bir umut doğdu iç cebimde... Bahar diyorum, aydınlatacak yolumuzu, öyle geliyor.
Okula ayak bastığım, derse girdiğim an sanki şiir dinliyormuşum gibi, başka bir boyuta geçiyorum. Ne Ankara kalıyor aklımda, ne başka bir şey.. Okulun ikinci haftasında sınav yapan, tatil ödevi veren bir "fizik" öğretmeni ne kadar sevimli olabilir diye düşündüm bugün, ilk derste 11. sınıfları sınav yaparken. Sevimli olmak derdimiz değil elbette, ama biz de öğrenci olduk. İşin güzel yanı sınavda tek bir "of" bile demeyen, sınav çıkışı bana yine o gülen gözleriyle bakan öğrencilerimdi... İnan bunun için bile değer diyorum bazen... Bazen..
Dün akşam Yelizle konuşurken, taşlarını yerine oturttuk tek tek. Denklemimizi kurduk. Kararımızı verdik. Gerek yok dedik, fazladan düşünmeye. Zaten su yolunu bulmuyor mu?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder