Pazartesi, Şubat 18, 2013

Tatil Dediğin...

Ben uyuyacağım, dinleneceğim sanmıştım. Geniş geniş muhabbet ederim arkadaşlarımla, sonra eve gelir çay keyfi yapar, yatmadan da iki satır kitabımı okurum demiştim. Nereden bilecektim?
Gerçi sağlığımız sıhhatimiz yerinde olsun da çalışmaktan zarar gelmez. Ha biraz üç buçuk attım, o ayrı. Perşembe günüydü, o aşağıda gördüğünüz fotoğraf. Planım alt üst oldu, arkadaşımı beklettim, üstelik bir de yapmam gerekenlerin üstüne bir sürü şey eklendi. Umutsuzca Kızılay'a gidip bir kitap aradım, buldum. Gittim tek başıma kahve içtim. Duyarlılık da had safhada, hep kulağıma bir şeyler geliyor... Hep düşündüm o gece, nasıl olacak, ne yapsam, nasıl olsun... 

Sabahın köründe uyandım, üstümü giyindim, kahvaltımı yaptım. Oraya buraya mail, mesaj yağdırdım. Olumlu sonuçlar aldım, derin bir oh çektim. Sonra kaptığım gibi bilgisayarı İmge'ye koştum, biri bana yardım etti. Resmen mucizeydi. Kara bulutlarım dağıldı. İki arkadaş buluşması sığdırdım o son cumaya... Bu kez çok zor geldi Ankara'dan gitmek.



Ne kadar koşturursam koşturayım bir kahve içimlik zaman mutlaka bıraktım, dostlarıma. İnstagram yüzünden moda blogu özentisi oldum desem yalan olmaz.


Ve tabii ki mutfağa girdim. Mutfakta dinlendim. Yemekten çok, yedirmekten zevk aldım. 

Değişik renkte ojeler sürüp hayatıma renk katmaya çalıştım. Yalan yok. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder