Pazar, Ağustos 18, 2013

Tatil Sarhoşu

Benim için bir gün fazladan Ankara'da kalmak en büyük hediye iken bana fazladan bir ay bağışlayan sevgili idarecilerime teşekkürü bir borç bilirim. Herkesin sandığı gibi öğretmenler 3 ay tatil yapmaz, ama ben bunu bu yıl üç aya bağladığım için çok şanslı hissediyorum. Okul açılınca iki kat daha özenli ve çalışkan olmaya karar verdim, tatilin hakkını vermek adına. Fizikçinin bu enerjiyi nereden bulduğunu bir süre daha düşünmeye devam edecek genç öğrencilerim. Okulların açılmasına bir ay kadar zaman olduğunu hesaba katarak okul moduna girmenin ve okuldan söz etmenin doğru olduğunu katiyetle düşünmüyor ve bu bahsi burada kapatıyorum.
Ben olumlu mesaj vermiştim en son hatırlarsanız. O mesajın yanıtlanması üç aşamada gerçekleştiğine göre birinci aşamanın olumlu sonuçlandığını sevinçle bildiriyorum. Hiç beklemiyorken güzel bir sürpriz olsa da henüz sevinmek için erken. Duaların kabul olması ne güzel, ne umut verici... Herkesin başına...

Tatil demek aylaklık yapmanın yanında çalışmaktır da. Temmuzun ortasına kadar çok güzel çalışıyordum oysa, bir aydır fena dağınık durumdayım. Danışmanım beni öldürse yeri. Ama olsun.

Tatil demek Ayvalık demek, Şirinkent demek. Rüzgar, esinti demek. Zeytinyağlı börülcenin yanında kabak çiçeği dolması ve patlıcan börek demek. Bir levreği iki kişi yiyebilmek ve sahilde yürümek ve yürümek demek...

Bu ayaklar ne iş demeyin! Modaya uydum. Kitabım da çok güzel tam tatile göre.

Bu güzel el ve takılar tarz sahibi bir insanın. Tarz sahibi insanları severim.

Bu da başka bir kitabım. Yaz Geldi- Füruzan


Kahvaltı canavarı/seveni/aşığı olduğumu söylemiş miydim? 



Yeliz'in Ankara'dan gitmesine hiç alışamayacağım. Yelizim söz konusu olunca tabii ki benim adım silinecek onun ayakkabısından, tabii ki ben yakalayacağım çiçeğini de...






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder