Cuma, Haziran 23, 2017

Hayal Gücü Kuvvetli Olanlara (Eski Yazılar)



Üniversitede öğrenciyken arkadaşlarımızla çıkardığımız fanzinde yayınlanan yazılarımdan... Kaybolmasın, burada dursun istedim...

                                                                                                                                         06.04.2008
Bakarken görmeyi, görürken anlamlandırmayı isterken tek başınaydım ben.
İçselliğimi tek başınalığa dönüştürmenin farklı bir istem dışılığı olmalıydı. O ufak fark ise, mutluluktu!
Tek başıma düşünürken, yaşarken, koşuştururken ve hatta konuşurken huzurluydu ruhum. Birilerinin yanımda olması ya da olmaması etkisiz elemana benziyordu yaşam boyutunda.
“Ya da ben öyle sanıyordum…”
Susmayı öğrenmiştim birilerinden, bir şeylerden. Kolay gibi görünür çoğu zaman; ancak konuşmanın daha kolay olduğunu keşfetmek isteyenler için susmayı denemek bedava! Keyfine kurulmuştum somut sessizliğimin, oysa beynimde yankılanan, ortamını bulduğumda dışarı akıtmayı ve hatta paylaşmayı da unutmadığım seslerden habersizdin sen. Sonra seslerim büyüdü biliyor musun?
O kadar büyüdüler ki artık onlardan kurtulmam gerektiğine kanaat getirdi, dikkatlice dinleyenler beni… Haklı olsalar bile empati yeteneklerinin az gelişmiş olmasına verdim bu davranışlarını. Öyle ya sebep olmadan sonuç olmazdı!
Sebeplerin önemi göreceliydi; ancak hüküm vermeden önce doğru yere bakmak da bir o kadar önemli olmalıydı.  Doğru yere bakıp bakamadığın ilgi alanıma girmese de aslında, bakıp da göremediklerini hayal etmen zordu. Hayal etmen gereken başka mevzuların varlığını ise bir engel olarak görmüyorum…

Bir şeyler susmayı öğretmiş olmalıydı. Öyle ya öğrenmenin de sınırı yoktu!

“Gördüğü her şeyi dile getirme aşaması sancılıydı. Çünkü hep farklı açılara maruz bırakırdı görüş alanını.”

Çelişkisiz bir yaşamın keyfini süremezken konuşmadı hiç. Beceriksizliğine kanaat getirildi insafsızca, kalacak kadar onursuz değildi.

Bir dönem olarak kabul et bunu, iz bırakması gereken…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder