Çarşamba, Haziran 07, 2017

Aşka Güzelleme

Geçmişe neden özlem duyarız sorusunun cevabını arıyorum. Aklıma gelen tek cevap geçmiş günlerin güzelliği.... Her şeyin tadına vardigim çocukluğum, kendimi kitaplara ve okumaya vermiş ergenliğim, artik değişme zamanı diyen ve hayallerimi tek tek gerceklestirdigim üniversite yillarim...
Sonra ne zaman bahar da ve özellikle mayısta burnuma envai çeşit cicek kokusu gelse bir kus uçar kalbimden, bin şükür geçer ruhumdan ve sanki biraz da direği sizlar burnumun geçmiş baharların anısına...
Ve yıllar da geçse üzerinden balkonun serin gölgeliginde okuduğum kitapların yerini alamayacak hicbir şey. Umutla, aşkla... Çok sansliydim; aşkın sadece karşı cinse duyulan bir his olmadığını çok erken yaşta öğrenmiştim. Güzel bir yaz günü rüzgarın getirdiği, perdeyi havalandirdigi çiçek kokularında "Yaşamak güzel şey dogrusu" şiirini aklımdan geçirirken kalp atışlarımin hızlanması anlatmıştı aşkı... Ask iste bunun gibi huzurlu bir şeydi, biliyordum. Anne ve babaya sıkıca sarılıp koklamak gibi... Candan öte kardeşle bir küsüp barışmak  ve bir bakismayla gulusmek gibi... Biliyordum ben aşkı...
Ve nerede olsa tanıyacaktım, tıpkı onu ilk gördüğümde anladığım gibi. Daha nice aşkları birlikte yaşayacağımızı ta o zamandan gormusum gibi...
Benim uğurumdur bazı laflar, o çok güzel okuyan ve yazan adamların aşkla sarf ettiği...
"Bu bahar hazır akilsiz bir yesermenin şahane hasadına"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder