Çarşamba, Aralık 26, 2012

Hu huu!!

Coşkulu olduğum başlıktan belli oluyor değil mi?
Bence evet. Nedeni belli. Yarın Ankara'da olmak ve hatta 10 gün kadar kalmak. Bazı insanları yürekten çağırdığına inanır mısın? Ya da ne bileyim bir şeyi çok düşünürsün ve onu çağırırsın. Ben bunu bazen deneyimledim. O yüzden lütfen güzel şeyler düşünelim. İstediklerimizi düşünelim. Kısmetse olsun. 
Kendime yılbaşı hediyesi almakta hiç zorlanmıyorum inan. Küpe dediğin zaman benim için hediye olayı bitmiştir. Ve aşağıdaki gibi sevimli şeyleri de almakta bir sakınca görmedim, kendime yeni yıl hediyesi 5 çift küpe aldım. Bir süre küpe almamaya karar verdim.

Ve geçen yıldan beri bir türlü cesaret edemediğim alıp bir kenara koyduğum siyah ojeyi geçen hafta ilk kez sürdüm!  Moda insana neler yaptırıyor diyeceğim ama çok da sevdim, mümkünse zımbalı kıyafet, siyah oje ve kurukafa modası birkaç yıl daha geçmesin. Çünkü kurukafalı yüzüğümü ve siyah ojelerimi sevmekle beraber bu yıl çok severek bir sürü zımbalı giysi aldım. Bir ara "zımbalılarım" serisini gururla sergilerim, çünkü çok sevdim. Evet, bu gönderinin anahtar kelimesi "sevmek".

Yüzüğüm kafam kadar olabilir ama ben onu sevdiysem problem yok.


Annem bulgur pilavı yaptım dediğimde şok geçirdikten sonra "Evde olsa yemezdin" diye de sitem ediyor. Hepsi doğru, ancak bazen pilava ihtiyaç oluyor, pirinç pilavındansa bulgur daha sağlıklı deyip yapıyorum, ama sebzeli olması şart. Şart olmasa da şart. En azından mevsimiyse domatesli. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder