Perşembe, Aralık 06, 2012

İncir Reçeli

Bazen tek bir kelime edersiniz. Cümle bile değil, zavallı, basit bir sözcük. Sonra şunu fark eder karşıdaki "derin ama depderin" bir uykudaymış.. Rüya görüyormuş, pembe düşler.Buz gibi olur, içi donar, içinden onlarca donuk sözcük geçer ama bir türlü çıkamaz ağzından. Sanma ki konuşacak cümlesi yok, dondu hepsi dökülemiyor. Nereden çıktı şimdi bunlar, damdan düşer gibi? Karşımdaki filmden olsa gerek.
O filmin İncir Reçeli olduğunu sanma sakın!
Alakası bile yok.
Ben o filmi izlemedim, izlemem. Çaresizlik çünkü, çok acıtıyor. Acıyan insanları görmekten kaçıyorum, çünkü etkileniyorum.
Ve fakat bu incir başka incir!
Ne zamandır aklımda reçel yapmak, sabah kahvaltıda bir çatal da reçelden almak var. Ama bu mevsime uygun bir reçel bulamadım. En mantıklısı ayva ama onu da çok sevmem. Bugün Nurgül Hoca okula bir tabak kuru  incir reçeli getirince ve ben de çok beğenince yapmaya karar verdim. Uzun zamandır mutfakta bu kadar hevesli bir şeyler yapmıyordum. Evet, insanın kendi kendine yalnız kendisi için reçel yapması biraz değişik geliyor kulağa, ama amaç biraz da mutfakta zaman geçirmek, mis gibi incir kokusunu duymak ve bunun gibi bir şeyler...
İşte evimin ilk reçeli arz-ı endam eyliyor, ben de sevgiyle bakıyorum kendisine. İnsan reçele sevgiyle bakar mı ya?
Yarım kilo kuru incir, 3 su bardağı su, bir çay bardağı esmer şeker, limon. Şekere hiç gerek yokmuş aslında, bir daha yaparsam şekersiz olacak nokta net.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder